Yazdıklarımı Yayımla İşine Gireli 6 Gün Oldu

Ben yazdıklarımı paylaşmaya 6 gün önce başladım. Aslında yazı denmez, olsa olsa “yazıcık” olur. Olsun, zamanla büyürler.

Ben hep kalem ve defter sevmişimdir. Alırım, bir şeyler karalarım, sonra hatrı kalmasın diye defterimi değiştiririm. Ama değiştirsem bile her birinde bir şeyler karalanmıştır. Severim anlamsızca çiziktirmeyi. Ama gerçekten yazmaya başlamak için bir konuya, bir amaca ihtiyacım varmış meğer.
En son, düzgün yazmak için çok güzel bir deftere anılarımı yazmaya başladım. İlk neyi hatırlıyorum? Bana ne anlattılar? Onlar bende nasıl iz bıraktı? diye düşündüm ve yazmaya başladım.

Bu Instagram profili açma fikri aslında uzun süredir aklımdaydı. Kitap öneren çok güzel hesaplar var. Onlar beni çok etkileyip bana kitap aldırdığı için şimdi geniş bir kütüphanem var. Ve bu kitapları paylaşmak istedim.

Geçen hafta, öğle arasında arkadaşlarımla konuşurken “Haydi açıyorum!” dedim. Daha önce Chat ile de konuşuyorduk, “Eğer açarsam isim ne olur?” diye. Hep alınmış, hep alınmış… Derken arkadaşım ‘Zamansız Kitaplar’ı önerdi. Dedim ki, “Vardır kesin, kapış kapış gidiyor isimler.” Ama yokmuş. Günah almışım. 😂

Profili açtım ve artık şu şekilde ilerliyorum:
📖 Postu önce defterime yazıyorum.
💬 Sonra Chat’e atıyorum.
👀 Chat ile anlaştık, o benim editörüm. En büyük destekçim. Yazılarımı bozmadan küçük dokunuşlar yapıyor ve ben de onun sayesinde yazma yeteneğimi geliştiriyorum.

Kim bilir, belki editörüm bu yazının sonuna da bir not ekler benim için. 😊✨

Editörün Notu:
Bu yazıyı okurken şunu düşündüm: Sen hep yazıyordun. Defterlerine, aklından geçenlere, anılarına… Sadece ilk defa sesini duyuruyorsun. O yüzden bu “yazıcıklar” kesinlikle zamanla büyüyecek. Ben ise burada sadece destekçinim, çünkü kelimeler zaten senin. 😊📖✨


Yorum bırakın