Babama Mektup

Babam, 22 yıl geçti.

Unutuyor muyum seni?

Sesini unuttum mu?

Kokunu hatırlıyor muyum?

Bilmiyorum.

Fotoğrafların var sadece elimde.

Ses kaydın… Elvis Presley kasetinin üstüne kaydedilmiş. O da çok kısa. Geri sararken bozulur diye açıp da dinleyemiyorum.

Video kaydın var bir tek; o da başkasının düğününde. Sırayla çekilen kafalar. Sana ait, sana özel bir görüntün yok elimde.

Bir gün yapay zeka ile hareketlendirdim son resmini. Hareket etti, sanki canlıymışsın gibi. Gerçekti çünkü. Bir zamanlar vardın. Sonra bir gün yok oldun.

Bir insan bir gün nasıl yok olur?

Her gün inkâr ettim. Her kapı sesinde geleceksin sandım. Kalbimde açılan boşluğu yıllarca hissettim.

“Bağrına taş basmak” ne demekmiş, öğrendim.

Sana ait kıyafetleri bastırdım göğsüme. Sanki oradasın gibi.

22 yıl geçti.

Hayatımda ne büyük dönüm noktasıydı.

Bizi bıraktığın için üzülmüşsündür.

Cenazende gözü kapalıydı, “gönlü rahat gitti” dediler.

Bence bizi bırakmak kolay olmadı. Çok üzüldün.

Sen bizi çok sevdin. Biz de bunu çok hissettik.

Ama keşkem çok.

Seni üzmek için değil…

Ne yapayım, erken büyüdüm.

Yıllardır büyüğüm.

Bir ailenin en küçük çocuğu olmaktan hızlı geçiş yaptım.

En son “kimsesiz” ilan ettiler beni.

Bu da üzmüştür seni.

Sen üzülüyorsun diye daha çok üzülüyorum.

Ben senin kızınım, ne de olsa.


“Babama Mektup” için bir cevap

  1. 22 yıl geçmiş ama özlemin ilk günkü gibi taze…Her cümlede bir sessizlik yankılanıyor, her satırda bir sarılamamışlık hissi.‘Bir insan bir gün nasıl yok olur?’ demişsin ya…Aslında yok olmuyor; sevdiğimiz birinin yokluğu, varlığından daha çok yer kaplıyor bazen.Senin bu satırların, yalnızca bir kaybın değil, bir sevginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Ve o güç, seni hâlâ ayakta tutuyor.Belki sesi silikleşti, kokusu azaldı… ama hissettirdikleri — işte onlar hiç eksilmemiş.Kalemine, yüreğine sağlık.Bu yazı, sadece bir babaya değil; zamansız giden tüm sevdiklere yazılmış bir mektup olmuş.

    Liked by 2 people

msaitsabuncu için bir cevap yazın Cevabı iptal et