Bright red tree surrounded by autumn forest with green grass clearing

Yeni bir cuma 3: Keşif

Yine aynı açıklıktaydım. Ağaçlar buradaydı. Çeşit çeşit. Öncekiyle aynı ağaçlar mıydı, hatırlayamadım. Ağaç türleri, geliştirmem gereken bir alan.

Sakin olmaya çalıştım. Elimde maket bıçağı hâlâ vardı. Rüyama bıçağımı alıp geldim. Ne yapabilirim bıçakla? Elimi ya da ağaçları kesemem. Ağaç hastaysa belki ama onu da anlamam zaten.

Aklıma dâhiyane olmayan bir fikir geldi. Maket bıçağını gördüğüm kırmızı yapraklı ağacın altına gömdüm.

Taş bulsam taş koyardım üstüne ama hiç taş bulamadım.

Geçen sefer sadece oturmuştum. Sonra eşikte uyanmıştım ya da kendime gelmiştim. Bilmiyorum. Ya gerçek hayatta da yürüyorsam? Kendimi dolaba vurabilir, balkona çıkabilir, düşebilirim. Otursam iyi olur. İleriye hiç bakmadığımı fark ettim. Ağaçlar oldukça düzenliydi. Sanki tek tek belirli aralıklarla yerleştirilmiş gibilerdi.

Oturduğum yerde ileriye, arkaya, sağa, sola baktım. Yine aynı düzen. İnsan yapımı gibi ya da benim durumumda benim yapımım gibi. Bu kadar ağaç bilinçaltımda yatıyor demek. Hepsini de düzenli yerleştirmiş.

Sesler… Peki, ses var mı? Kalbim çarpıyor ve zihnim almıyor sesleri sanki. Durmalıyım. Derin nefes alabilirim. Olmadı. Kafamdaki tilkilerin kuyruğu birbirine değmiyor. Sesleri alamıyorum. Karıncalar! Var mı karıncalar? Var. Peki, bu bilgi benim ne işime yarayacak? Taş yok, karınca var. Çok faydalı bilgiler. Güneş de var sanırım. Görmüyorum ama hava ılık ve aydınlık. Sanki sabahın ilk saatleri gibi. Benim dışarıda olduğum tek saat aralığı olduğu için biliyorum.

Tamam, başka ne var? Koku. Toprak kokuyor mu? Kokuyor. İnsan rüyada koku alır mı ya da hayalin içindeyse? Kafamı ağaca dayadım. Ne oluyordu? Neler oluyordu? Bir öncekinde hava kararmıştı. Sonra eşikte oturmuştum. Şu an sabahsa o zaman akşam eve dönüyorum. Hayalimde bile memurum.

Otur otur zaman geçmiyor. Evimde zaman nasıl acaba? Daha önce saate bakmayı atlamıştım. Bu sefer bakmalıyım. Baksam ne olacak ama geliş saatine bakmadım. Geliş dedim demek ki. Bir şey demek değil. Neyin içerisindeyim ben? Bura nere, ben ne yaşıyorum? Ne olacaksa olsun. Karar zamanı: sağa mı, sola mı, ileri mi, arkaya mı? İlerleme vakti sanki.


Yorum bırakın